Hoş geldin ya Şehr-i RAMAZAN

Hoş geldin ya Şehr-i RAMAZAN

# Posté le dimanche 06 septembre 2009 07:19

İNDEKS

İNDEKS
- ESMA'ÜL HÜSNA -1-
- HALA DAHA ÖRTÜNMEMEK İÇİN BİR SEBEBİNİZ VAR MI ARKADAŞLAR...? -1-
- İMKANIM YOKTU DEME -1-
- İBRETLİ SÖZLER -1-

- İMAM NASİHATI -2-
- NASİHAT -2-
- BESMELE -2-
- ZİKİR -2-
- RABBİM SANA SIĞINIRIM -2-
- AMENERRASULÜ (Bakara Sûresi AYET 285 & 286) -3-
- ARKADAŞ SEÇİMİ -3-
- ÇOK ŞÜKÜR HERŞEY VAR AMA ŞÜKÜR YOK !! -3-
- DUÂ : ALLAH'TAN BAŞKA HİÇ KİMSEYE YALVARMAYIN !!! -3-
- ANA-BABANIN SEKSEN HAKKI -3-

- KUR'AN-I KERİM OKUMA SEVABI -4-
- EVLENECEK MÜSLÜMAN KIZIN ŞARTLARI -4-
- NASİHAT -4-
- AŞURE GÜNÜ VE GECESİ -4-
- SALAVAT-I ŞERİFE OKUMAK -4-
- CEHENNEM VE AZAP -5-
- KURBAN OLSUN... KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN... -5-
- NAMAZ KILINMASI SAKINCALI (KERAHETLİ) VAKİTLER -5-
- FAİZ -5-
- EN BÜYÜK DÜŞMANIMIZ NEFS HAKKINDA -5-

- TAVSİYELER -6-
- KİBİR -6-
- HARİTA -6-
- YEMİN -6-
- YİNE BİR NASİHAT... -6-
- İPİN HESABI -7-
- RAMAZAN BAYRAMINIZ MUBAREK OLSUN -7-
- DÜNYANIN İNSANLARA NASİHATI -7-
- TESBİH NAMAZI -7-
- KADİR GECESİ -7-

- BERAT GECESİ -8-
- NASİHAT -8-
- SEN ÖRTÜNE SARIL BACIM -8-
- NASİHAT -8-
- VEDA HUTBESİ -8-
- ÖLÜME HAZIRLIK YAPMAK -9-
- ÖLÜMÜ HATIRLAMA -9-
- EN BÜYÜK GÜNAHLAR -9-
- TÖVBE -9-
- BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDUMU ? -9-

- KAZA NAMAZLARI -10-
- MEVLİD KANDİLİ -10-
- NAMAZ SON AN'A BIRAKILIRSA... -10-
- ÜÇ AYLARA GİRERKEN -10-
- ÜÇ AYLARDAN SONRA -10-

# Posté le vendredi 02 novembre 2007 19:58

Modifié le dimanche 24 mai 2009 11:51

ESMA'ÜL HÜSNA




Ne zaman anarsam Seni ---------------------------------------------------------------- Ne zaman anarsam Seni
Kararım kalmaz Allah'ım --------------------------------------------------------------- Kararım kalmaz Allah'ım
Senden gayrı gözüm yaşın ----------------------------------------------------------- Senden gayrı gözüm yaşın
Kimseler silmez Allah'ım ---------------------------------------------------------------- Kimseler silmez Allah'ım
Sensin ismi Bâki olan ----------------------------------------------------------------------- Sensin ismi Bâki olan
Sensin dillerde okunan ------------------------------------------------------------------- Sensin dillerde okunan
Senin aşkına dokunan --------------------------------------------------------------------- Senin aşkına dokunan
Kendini bilmez Allah'ım ------------------------------------------------------------------ Kendini bilmez Allah'ım
Aşık Yunus seni ister ------------------------------------------------------------------------ Aşık Yunus seni ister
Lûtfeyle cemâlin göster ----------------------------------------------------------------- Lûtfeyle cemâlin göster
Cemâlin gören aşıklar --------------------------------------------------------------------- Cemâlin gören aşıklar
Ebedi ölmez Allah'ım ------------------------------------------------------------------------ Ebedi ölmez Allah'ım

1. allah: her ismin vasfını ihtiva eden öz adı.
2. er-rahman: dünyada bütün mahlukata merhamet eden, şefkat gösteren,ihsan eden.
3. er-rahim: ahirette, müminlere acıyan.
4. el-melik: yaratıcı, kainatın sahibi.
5. el-kuddus: her noksanlıktan uzak.
6. es-selam: her tehlikeden selamete çıkaran.
7. el-mümin: iman nurunu veren.
8. el-müheymin: her şeyi görüp gözeten.
9. el-aziz: mutlak galip, karşı gelinemez.
10.el-cebbar: dilediğini yapan ve yaptıran.
11.el-mütekebbir: büyüklükte eşi yok.
12.el-halık: yaratan, yoktan var eden.
13.el-bari: her şeyi kusursuz yaratan.
14.el-musavvir: varlıklara sûret eden. onları birbirinden ayıran özellikte yaratan.
15.el-gaffar: günahları mağfiret eden.
16.el-kahhar: her istediğini yapacak güçte.
17.el-vehhab: karşılıksız nimet veren.
18.er-razzâk: her varlığın rızkını veren.
19.el-fettah: her türlü sıkıntıları gideren.
20.el-alim: gizli açık, geçmiş, gelecek her şeyi, ezeli ve ebedi ilmi ile çok iyi bilen.
21.el-kabıd: rızıkları daraltan, ruhları alan.
22.el-basıt: rızıkları genişleten, ruhları veren.
23.el-hafıd: kafir ve facirleri alçaltan.
24.er-rafi: şeref verip yükselten.
25.el-mu'ız: dilediğini aziz eden.
26.el-müzil: dilediğini zillete düşüren.
27.es-semi: mükemmel işiten.
28.el-basir: gizli açık, her şeyi iyi gören.
29.el-hakem: mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran.
30.el-adl: mutlak adil, yerli yerinde yapan.
31.el-latif: lütfeden, her şeye vakıf.
32.el-habir: her şeyden haberdar.
33.el-halim: cezada acele etmeyen, hilm sahibi.
34.el-azim: büyüklükte benzeri yok.
35.el-gafur: affı, mağfireti bol.
36.eş-şekur: az amele, çok sevap veren.
37.el-ali: yüceler yücesi.
38.el-kebir: büyüklükte benzeri yok.
39.el-hafiz: her şeyi koruyucu olan.
40.el-mukit: her çeşit rızkı yaratan.
41.el-hasib: kulların hesabını en iyi gören.
42.el-celil: celal ve azamet sahibi.
43.el-kerim: keremi bol, karşılıksız veren.
44.er-rakib: her varlığı her an gözeten.
45.el-mucib: duaları kabul eden.
46.el-vasi: rahmet ve kudret sahibi, ilmi ile her şeyi ihata eden.
47.el-hakim: her şeyi hikmetle yaratan
48.el-vedud: iyiliği seven, iyilik edene ihsan eden. sevgiye layık olan.
49.el-mecid: zatı şerefli, nimeti, ihsanı sonsuz.
50.el-ba'is: peygamber gönderen, meşherde ölüleri dirilten.
51.el-şehid: her an her yerde hazır ve nazır.
52.el-hak: varlığı değişmeden duran. var olan, hakkı ortaya çıkaran.
53.el-vekil: kulların işlerini bitiren.
54.el-kavi: kudreti en üstün ve hiç azalmaz.
55.el-metin: kuvvet ve kudret benbaı.
56.el-veli: müminleri seven, yardım eden.
57.el-hamid: hamd ve senaya layık.
58.el-muhsi: varlıkların sayısını bilen.
59.el-mübdi: maddesiz, örneksiz yaratan.
60.el-mu'id: yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.
61.el-muhyi: mahluklara can veren.
62.el-mümit: her canlıya ölümü tattıran.
63.el-hayy: ezeli ve ebedi bir hayat ile diri.
64.el-kayyum: zatı ile kaim, mahlukları varlıkta durduran.
65.el-vacid: hiçbir şey kendine gizli değil.
66.el-macid: keremi, ihsanı bol olan.
67.el-vahid: zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.
68.es-samed: hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu merci.
69.el-kadir: kudret sahibi, dilediğini yapan.
70.el-muktedir: dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan, kudret sahibi.
71.el-mukaddim: şerefte birini öne alan.
72.el-muahhir: dilediklerini tehir eden.
73.el-evvel: ezeli, varlığının başlangıcı yok.
74.el-ahir: ebedi, varlığının sonu yok.
75.ez-zahir: yarattıkları ile varlığı açık.
76.el-batın: aklın tasavvurundan örtülü.
77.el-vali: bütün kainatı idare eden.
78.el-müteali: son derece yüce.
79.el-ber: iyilik ve ihsanı bol.
80.et-tevvab: tevbeleri kabul eden.
81.el-müntekım: asilere ceza veren.
82.el-afüvv: affı çok, günahları yok eden.
83.er-rauf: çok merhamet eden, şefkatli.
84.malik-ül mülk: mülkünde hakim.
85.zül-celali vel ikram: celal, azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi.
86.el-muksıt: mazlumların hakkını alıcı.
87.el-cami: iki zıddı bir arada bulunduran.
88.el-gani: ihtiyaçsız. her şey ona muhtaç.
89.el-mugni: ihtiyaç gören, fazlıyla doyuran.
90.el-mani: dilemediklerine mani olan.
91.ed-dar: elem, zarar verenleri yaratan.
92.en-nafi: menfaat veren şeyleri yaratan.
93.en-nur: zatı açık ve alemleri nurlandıran.
94.el-hadi: hidayet veren.
95.el-bedi: misalsiz, örneksiz yaratan.
96.el-baki: varlığı ebedi olan.
97.el-varis: her şeyin asıl sahibi olan.
98.er-reşid: irşada muhtaç olmayan.
99.es-sabur: ceza vermede, acele etmez.

Ne zaman anarsam Seni ---------------------------------------------------------------- Ne zaman anarsam Seni
Kararım kalmaz Allah'ım --------------------------------------------------------------- Kararım kalmaz Allah'ım
Senden gayrı gözüm yaşın ----------------------------------------------------------- Senden gayrı gözüm yaşın
Kimseler silmez Allah'ım ---------------------------------------------------------------- Kimseler silmez Allah'ım
Sensin ismi Bâki olan ----------------------------------------------------------------------- Sensin ismi Bâki olan
Sensin dillerde okunan ------------------------------------------------------------------- Sensin dillerde okunan
Senin aşkına dokunan --------------------------------------------------------------------- Senin aşkına dokunan
Kendini bilmez Allah'ım ------------------------------------------------------------------ Kendini bilmez Allah'ım
Aşık Yunus seni ister ------------------------------------------------------------------------ Aşık Yunus seni ister
Lûtfeyle cemâlin göster ----------------------------------------------------------------- Lûtfeyle cemâlin göster
Cemâlin gören aşıklar --------------------------------------------------------------------- Cemâlin gören aşıklar
Ebedi ölmez Allah'ım ------------------------------------------------------------------------ Ebedi ölmez Allah'ım

# Posté le lundi 29 octobre 2007 17:35

Modifié le samedi 03 novembre 2007 11:36

HALA DAHA ÖRTÜNMEMEK İÇİN BİR SEBEBİNİZ VAR MI ARKADAŞLAR...?

HALA DAHA ÖRTÜNMEMEK İÇİN BİR SEBEBİNİZ VAR MI ARKADAŞLAR...?

örtünmeme bahanelerine cevaplar...



Örtünmek isterim ama ikna olmam lazım

"KURANDA KESİN HÜKÜM VAR YETMEZMİ İKNA OLMANA"

Örtünmem gerekiyor, ama geleceğimi düşünmek zorundayım

"GELECEK ÖLÜM ONU DÜŞÜNDÜNMÜ "

Allah (c.c) beni başı açık olarakta sever

"AMA GÜNAHKAR KULUM DER"

Kapalıyım, ama ailem okul için başımı açmamı istiyor

"AİLEN SENİ CEHENNEM ATEŞİDEN KURTARMAYACAK"

Fazla açık olmadığım için günah olduğunu zanetmiyorum

"GÖRÜNEN HER TEL ZİNE AZMI ACABA "

Genç yaştada kapanmak olmazkı, yaşlanınca inşAllah

"YAŞAYACAĞIN GARANTİ Mİ YA YARIN ÖLÜRSEN"

Tekrar açılırım düşüncesiyle, kapanmıyorum

"HELE Bİ KAPAN ONU SONRA DÜŞÜNÜRSÜN"

Bazı özgürlüklerimin kısıtlanacağı düşüncesiyle kapanmak istemiyorum

"ALLAH'IN KARŞISINDA ÖZGÜR OLABİLECEKMİSİN"

Kapanmak önemli değil önemli olan kalbin temizliği

"KALBİN TEMİZLİĞİ GÜNAHA ENGEL DEĞİL"

Evlenince kapanırım"kızım evlenice kapanır"

"EVLENECEĞİN GARANTİMİ",

Güzelliğimi sergilemek istemediğimden dolayı kapanmamıştım

"GÜZELLİĞİNİ SADECE EŞİNE SERGİLESEN NE GÜZEL OLUR"

Kapanırsam diğer dini vecibelerimi de yerine getirmek gerekecek

"EE BİR YERDEN BAŞLAMAK LAZIM"

Dinden çıkmadığıma göre başımı açmamda problem yok

"DİNDEN ÇIKMADIN AMA GÜNAHKARSIN"

Başörtü için henüz kendimi hazır hissetmiyorum

"ÖLÜNCEMİ HAZIR OLACAKSIN"

Bu zamanda başörtü olmazki hangi çağda yaşıyoruz

"GÜNAHIN BU ZAMANI O ZAMANI YOK KURAN HER ÇAĞ İÇİN İNDİ"

Kısmet bir bakarsın kapanırız inşAllah

"İNŞALLAH AMA ACELE ET YAŞLANDIKTAN SONRA ÖLMEYECEĞİNE DAİR SENEDİNMİ VAR"

Önemli olan saç dışında vucudun teşhir edilmemesi

"YANİ GÜNAH SADECE VUCUDAMI VAR"

Denedim ama boğulacak gibi oluyorum

"AMA İTİKAT GEREKİYOR"

Evlenememe korkusu

"SAÇIN AÇIK DİYE SENİNLE EVLENEN ERKEKTEN NE BEKLERSİN Kİ"

Lise ve üniversitedeki başı açık öğrencilere dinimi anlayacağım için başımı açacağım yani hizmez için

"KENDİNE HİZMET EDEMEYECEKSİN"

Kapanmak içimden gelmiyor

"NEDEN GÜNAH İŞLEMEK HOŞUNAMI GİDİYO"

Başörtülülerin yeterince örnek olmamaları

"SEN ÖRTÜN VE ÖRNEK OL ONLARA"

Nefsime yenik düştüğümden kapanamıyorum"

"NEFİS ŞEYTANDIR SEN ŞEYTANA YENİKSİN GELECECEĞİNİ DÜŞÜN YENİLME"

# Posté le vendredi 26 octobre 2007 07:23

Modifié le lundi 29 octobre 2007 17:51

İMKANIM YOKTU DEME

İMKANIM YOKTU DEME
"İmkanım yoktu" deme. Kendine doğruyu söyle. "Üşendim" de...

"Tembellik ettim" de...
"Canım istemedi" de...
"Yapmak içimden gelmedi" de...
Hiç değilse "yattım" de...
Ne dersen de, ama "imkanım yoktu" deme.

Unutma, iman en büyük imkandır.
İmanı olanın imkanı tükenmez.
Hatta kimi zaman "imkanım yoktu" demek "imanım yoktu" demeye bile gelebilir.


Birileri önüne çıkıp şöyle sorabilir: "Falancanın imkanı var, fakat yapmıyor; nesi eksiktir dersin?"

O zaman diyeceğin bir şey, vereceğin bir cevap yoktur.

İmanın makarrı olan yürek bitimsiz bir güç merkezidir. Göz ferini, diz dermanını, yumruk fermanını yürekten alır. Tıpkı kaslara komuta eden sinir sistemi gibi. Başını dik tutan kasların değil, o kasa komuta eden beynindir. Yumruğunu havaya kaldıran pazuların değil, o pazulara komuta eden beynindir.

Gittinse, ayağın değil yüreğin götürdüğü için gittin.

Gitmedinse, yüreğin yetmediği için gitmedin.

Yaptınsa, elin erdiği için değil aklın erdiği için yaptın.

Yapmadınsa, elin ermediği için değil yüreğin yetmediği için yapmadın.

Gördünse gözün olduğu için, baktığın için değil, gönlün olduğu için gördün. Eğer gözü olan herkes görseydi, bunca "bakarkör"ün varlığını nasıl ve neyle açıklardık? Eğer göz görmenin yegane organı olsaydı, gözü olmadığı halde bir çok göz sahibinin göremediği hakikatleri gören kafa gözü kör, kalp gözü açık yiğidi nereye koyardık?

Görmedinse göz olmadığı için değil, hatta "göz bakmadığı" için değil, "gönül akmadığı" için görmedin. Tıpkı yapmadıklarını gönlün olmadığı için yapmadığın gibi. Tarih bir işe baş koyanların, önce o işe gönül koyduklarının şahididir.

"Yapacaktım ama, kimsem yoktu" deme.

"Kimsesiz" değilsiniz, "kimse, sizsiniz". O ise, sadık yâriniz ve her an yanı başınızda hâzır ve nâzır yardımcınızdır.

Yapacağı işte onu hesaba katmayanlar besmelesizdirler. Besmeleli olanlar, yaptıklarını O'nun sayesinde, O'ndan aldıkları yetki ve güçle, O'nun yardım ve desteğiyle yaptıklarının bilincinde olanlardır.

O, elde var "Bir"dir. Gerisi sıfır olsa ne yazar?

O'nu yanında bilen kimseye muhtaç değildir, O'nsuz olanın kimsesi yoktur.

Görevini yapmak için sağına soluna ve dahi ardına bakanlar, O'nun gözetimi altında olduklarının, O'na karşı sorumlu olduklarının şuurunda olmayanlardır.

"Yürüyeceğim ama, kim gelecek?" deme, sadece yürü.

Yeter ki yürü ve iz bırak. Zamana ve mekana bir soğuk damga gibi vur ayak izini. Yürüyüşünün tanığı olsun bıraktığın izler. Hiç iz bırakıp da izlenmeyen birini gördün mü? Unutma ki iz bırakanlar mutlaka izlenirler.

Hem baksana kendine! Sen, senden önce yürüyen birilerinin izini izlemiyor musun? Bunu ancak yolcu olduğunu unutmayanlar, yolculuğu her şeye rağmen sürdürenler bilir.

Zaten yol dediğin, izlerin icmalinden başka nedir ki?

Yolu yol kılan biraz da senin ve senden önce yürüyenlerin izi değil midir? Zaman ve mekanda var olan tüm yolları, yolcular açmamışlar mıdır? Ve yolun kerameti yolcudan menkul değil midir?

Ve bir de "yapacağım ama, değerinin bilineceğinden umutlu değilim" deme.

Bir kere umut dediğin imanın öz çocuğudur. Çocuğuna kıyan anasını ağlatır. Umuduna kıyma ki imanın ağlamasın.

Etrafına bak, ne kadar umutlu adam varsa, hepsi de bir şeyler yapan, değer üreten, kıymet ortaya koyan kimselerdir. Yani yapanlar umutlu, yatanlar umutsuzdur. Handiyse birinin umuduna bakıp onun "yapanlardan" mı "yatanlardan" mı olduğunu anlayabilirsin.

Hem yatanların umutlu olması hayra alamet değildir, tabi ki yapanların umutsuz olması da...

Değerini kim mi bilecek?

Bu kaygı sahte değerlere yakışan bir kaygıdır. Sahici değerler "Değerim bilinir mi acaba?" diye kaygı duymazlar.

Çünkü onların varlığı ve hâlâ bir şeyler yapıyor olmaları, değerin değerini takdir eden birilerinin her zaman ve zeminde mutlaka varolacağının en güzel isbatıdır.



"Mustafa İslamoğlu"

# Posté le jeudi 25 octobre 2007 06:33

Modifié le vendredi 26 octobre 2007 07:30